Şiirler

Yokluğunda

| Hiç yorum yok

Yokluğunda

Sensizliği yaşıyorum ama seninleyim Belki senden biraz uzağım bedenen Bana en yakın olduğun hali bilmeden Geçer mi sanıyorsun hayatı seni görmeden Sarı saçlarının gölgesi düştü ayrılığında her yere Buz eser rüzgarlar, dön gayri Ne denizde mavi, ne dalda yeşil kaldı gözlerinden uzak Ay kendine ……. yüzüne, nispet gelmez oldu geceye Gece Ay’a ben sana hasret kaldım Yüzün döneli benden geri. Telgrafın tellerinde postacının sesinde Sen varsın aklımda, gelen her haberde Anlatamam sana muhtaç duygularımı Kelimeler yetersiz, ifadeler anlamsız kalır Kesilir soluğum yüreğimin derinliklerinde kalır. Mehmet Karasakal...

devamını oku

Sen ve Kaderim

| Hiç yorum yok

Sen ve Kaderim

Ortada özür yoktu aslında, affın olmaması da bundandır herhalde Sorun vardı! Hem de çözümü olmayan ya da sorun olduğu belli olmayan Aynı sorundu! Cevabını meçhul yapan, beni senden koparan Beklide bu yüzden konuşmuyorum; aslında konuşamıyorum Değil seni; beni bile düşünemiyorum, sen gelince aklıma Düşünüyorum da! Kalleşçe de olsa sanırım, en iyisini sen yaptın Nede olsa benim, âmin dediğim duayı da sen okumuştun Aslında seni kendi kaderinle baş başa bırakıp mükâfatlandırmadım Seni, senin hayatından çıkmakla ödüllendirmedim de Yalnızca iyi günlerin hatırına saydım kalleşliğini Bundandır sessizce çekip gidişim; yoksa yoksa … ahh Rahat ol! Korkmayasın ki bunu bir borç bilmeyeceğim Yaptığını borç bilip kalleşliğini iade etmeyeceğim Emin ol ki seni bir daha asla tanımıycam! Ardımdan kaderin, talihin kötülüğünden bahsetmişsin Yok yere adam satmak, o adamı yitirmek talihin kötülüğü, Bunun tesellisi de kaderse seni kaderinle baş başa biraz… Mehmet Karasakal...

devamını oku

Özlem

| Hiç yorum yok

Özlem

Özle sevgilim sende özle ki Mesafeler aramıza girmesin. Ayrılıkları beraberinde getirmesin. Özlem sevgimizin adı olsun. Ancak, sevgimizde özlem olmasın. Sen beni özledikçe özlem teslim olacak. Beni sana vadedecek Bense vaadlerini aldım Seni de bana verecek. Mehmet Karasakal...

devamını oku

Bayram

| Hiç yorum yok

Bayram

Bayram üzeriydi, uzağın yakına en yakın olduğu gündü Mahşeri bir hareketlilik gözleniyordu istemiye istemiye her yerde Herkes yolcu idi sanki bir diyardan başka bir diyara Memleketler aynı idi lakin insanları değişmiş gibiydi Yerlisi artık yabancı olmuş, yabancısı da kalmamış memleketin Minibüs durakları şehirlerarası yolcularla dolmuş Terminallerden kalkan otobüsler biletsiz yolcu taşıyordu Geçmişe inat geleceğini almaya giden umut ocağına Geceydi ve kuşların uykuda ki son tatlı haliydi Hava kar havası; ayaz havayı tehdit ediyordu Bayram üzeriydi bir başka bayrama en uzak gündü Aslında insanların birbirini tanıdığı gündü Sıla vuslata hasret kalmış; umutlar bir başka bahara Gelen olmadı, çalmadı yine konağın demir tokmağı Açılmış perdeler kapandı, iki göz arkasında kaldı Hayatın basit, tabiatın en doğal haliydi ayın on dördüydü   Mehmet Karasakal...

devamını oku

Güzel, Zor, İyi

| Hiç yorum yok

Güzel, Zor, İyi

Seni yaşamak seninle Yaşamaktan daha güzel Güzel ise senin olduğun Her şey! Senden mahrum olmak Senden uzak kalmaktan Daha da zor Zor ise hayalinle yaşamak. Seni tanımak ve seni anlamaktan iyi olanı, varlığında mutlu olmak Daha iyi olan ise, yokluğunda yaşayarak… Mehmet Karasakal...

devamını oku

Can

| Hiç yorum yok

Can

Bir yar bıraktım benden geri Uçtu akıl getiremedim geri Bir gün oldu görmeyeli Can sandıki vade bitti Vazcaydı can senden gayri benden Ey sevgili; Bil ki, varlığın varlığıma hediye Unutma ki; varlığım varlığına hibe. Mehmet Karasakal...

devamını oku

Adına Yazdım

| Hiç yorum yok

Adına Yazdım

Hava kar soğuğuydu, inadına yağmur yağıyordu. Gece de uzuyordu, şerefsizliğe inat hiç aydınlanmayacaktı. Yas tutacaktı aydınlık yürekleri yananlara Gece sinsiydi seziyordu, bir haller olacaktı, iyi hallere. Sabah dörttü Ankara uyuyordu derinden. Yalnızlığın tünelinde gidiyordu yalnız. Gidiyordu sonu olmayan bir meçhule. Değil bir, binlerce yüreğin atışıyla gidiyordu. O şaşmayan menzile. Uçakların kalkmadığı çocukların ağlamadığı Ciğerine cigarasını, yüreğine hasretini çakarak Depreşmiş acıları, ağlamaklı gözleriyle gidiyordu. Gidiyordu! Anam! Avradım! Vatanım! Diye diye. Sırtından vurulmuş ihanet acısıyla Ve iltica ettiği duygularla gidiyordu. Hüzünlü şiirlerin süslediği despot acıları anlatan şarkılarla Yetim kaldı Analar! Avratlar! Vatan ve uğruna çektiği acılar. Mehmet Karasakal...

devamını oku

Gaziantep

| Hiç yorum yok

Gaziantep

Hava tozlu yağmakta, toz barut kokmakta Makineli tüfenkler, topçular ve uçaklar dövmekte Antep’i. Yollar tutulu, kavşaklar en tehlikeli bölge, milislere Kavganın, savaşın ve de ihanetin tam ortasında Anası yiğit doğurmuş Şahin; Kilis yollarında Yüreğinde imanı, sırtında tüfenk süngüsü, dilinde zafer türküsü, Yeminli şehit olmaya memleket davasında; makberi Antep kapısında Kendisi şehit; adı Mehmet Sait, nam-ı diyar Şehit Şahin Allahsızın Fransız’ı hem hayâsız hem de sarhoş Fırın önünde, Antep içinde hem de Antep kadınına Dil çevirmek, musallat olmak, namusa bela olmak Hadi ordan! Daha ölmedi Kâmil hem de on iki yaşında Eşarp namus, namus kutsal; ana, avrat, bacı emanet ona Üç beş taş ile küçük bedeni karşı koyamadı düşmana Gavurun Fransız’ı nasıl da kıydın bu cana daha on iki yaşında Kendisi şehit; adı Mehmet Kâmil, nam-ı diyar Şehit Kâmil. Varlık,varlık olalı böyle bir sahip görmedi cömert Tüm servetini savaş yolunda harcamış civanmert Emirsiz buyruksuz seksen köylüsüyle baş kaldırmış Molla Mehmet Zekâtı verilmiş canın, vergisi ödenmiş başın, bedeni kalmıştı sermaye Antep çeteleri galip geldi çağın Fransız ordusuna Karabıyıkta Ah Sarımsak Tepe ah! Sen de düşmeyecektin düşman eline Mezar olmayacaktın Karayılan’a; lâkin tecellisi kaderin Sen kabul eyle şehitleri YaRab! Yiten bütün canlar senin Kendisi şehit; adı Molla Mehmet, nam-ı diyar Karayılan Tarih iftihar etti böyle bir olaya tanıklık etmekle Fransız’ı da iftihar etti böyle bir milletle dövüşmekle Lâkin toplar, tüfenkler ve de mermiler hep birden utandılar Gökten top mermileri yağdı seksen bin kere çatısı düşmüş Antep’e Dile kolay seksen bin hanesi harap oldu on ay dokuz gün içinde Analar duymasın altı bin can şehitlendi canevinde Bu kadar can yitmedi Yunan’da, Sakaryada, Dumlupınarda Mehmet Karasakal...

devamını oku

Sensizlik

| Hiç yorum yok

Sensizlik

“Gece gündüze dönmek üzere Birazdan doğacak güneş Hala içimde bastıramadığım bir isyan! Uslandıramadım hasretini…                                                Musa Çelik Gecenin ilerleyen saati ansızın geldin aklıma Radyoda hüzünlü bir sen havası Acı kokuyor buram buram ve acıtıyor dirhem dirhem Akıl yine teslim oldu yorgun düşmüş gönüle Dışarısı soğuk hem de ne soğuk bir bilsen Polis otosunun ışıkları yansıyor buzlu camdan Çöp konteyrlerin de titrek, üşümüş kediler Ve bir de ben hem soğuğu hem kediyi kıskanan ben   Hiçbir evin hiçbir lambası yanmıyordu. Sokak lambaları da yanmıyordu ayda yokturdu yıldızda Bir ben vardım, beni sende arayan ve gecede Ben zaten sadıktım, gece de vermedi seni ele. Mehmet Karasakal...

devamını oku

Gözlerin

| Hiç yorum yok

Gözlerin

  “bir şehrin uzak semtleri gibi gözlerin  üzgün, kara, ayaklanmaya hazır …”                                                             ismet özel Baharın gelişini müjdeliyor adeta Sakın ha kapama gözlerini Hazana çevirme baharı Henüz geldi göçmen kuşları Zalim olma, dengesi şaşar tabiatın Müjdele dala yeli, taşa seli Kapamayacağın gözerini. Özlemin adı oldun bu gidişinle Vuslatın kısmeti Sevmeyi öğretip gittiğin yüreğin Senle ve sende. Gözlerin denizin en durgun hali Yüzün ayın ondördü Tebessümün Mart güneşinin sıcaklığı Sen hayatın olmazsa olmazı Mehmet Karasakal...

devamını oku