EuzubillahimineşşeydanirracimBismillahirrahmanirrahim…

* Bismillah her hayrın başıdır. Besmele ile başlanmayan her önemli iş sonuçsuz kalır.(H.Ş.) Hayatın ilk belirtisi, ilk tepkisi, ilk başlangıcı her zaman Besmele ile olmalıdır.

* Bir Müslümanın bilgisi ve uzmanlığı ne olursa olsun kulluğundan sonra Tarih ilmini iyi bilmesi gerekir. { Allah, ayeti kerimde ” Bize doğru yolu göster (Fatiha 6), Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil! ( Fatiha 7 ) ”  diye nasıl dua edip neye ihtiyacımız olduğunu öğretir. Burada ihtiyaç duyulan şeye götüren meziyet tarihi bilmek, öğrenmektir. Çünkü tarih bize kimin nasıl ve niçin nimetlendirildiğiniyada sapıklığa düşüp gazaba uğradığını öğretecektir. Bunun en güzel örneği Hz Ebubekir R.A.’ıngüzide şahsiyetidir. O her koşulda, her durumda ve her zaman Peygamber efendimizin yanında ve arkasında durdu, imanı tamdı ve kalbinde hiç şüphe yoktu. Çünkü, tarihi iyi biliyor, daha önceki peygamberlerin özelliklerini ve görevlerini bildiklerinden yola çıkarak peygamberliği tahmin edebiliyordu. Bu da onun Peygamber Efendimize İman edişinde, sadakatinde şüpheye yer bırakmamıştır. Ve Rabbim Onu nimetlendirdiklerinden eylemiştir.}

* Allah’ın yap dediklerini ve yapma dediklerini iyi öğren bunlar en kutsi kılavuzdur. Hem bu dünyada gideceğin yoldur, hemde vardığında açacağın kapının anahtarıdır.

* Yolcuya, darda kalmışa, düşküne, miskine bir de yetime ve akrabaya yardımcı ol.

* Şükür ve Sabır mütemadiyen birbirini takip eden gece ile gündüz gibi olmalı. Mümin ya Şükreden ya da Sabreden olmalıdır. Her daim şükür veya sabır ile birlikte hamt etmeli, alemlerin Rabbi olan Allah’a…

* Eşini, Evladını, ve kesata uğramasından korktuğun malını ve gelirini Allah rızası için edin ki , bunların kayıpları seni asi yapmasın.

* Her zaman selam verdiğin, görüştüğün, yardımda bulunduğun; yetimlerin, düşkünlerin, mazlumların olsun ki Allah’ın koruması hep üzerine olsun. Taraf olduğun yer Allah’ın destekleyeceği taraf olsun.

* Anan, baban sana muhtaç yaşasalar da sen onlara muhtaçmışsın gibi yaşa ki Allah’ın rızasından mahrum kalmayasın.

* Her iyiliği parayla yapmaya çalışma, bazısını da ayni olarak ihtiyacı gidermek üzere, hal ile olması gereken olarak yap.

* Hayânın imandan olduğunu unutma! Bütün peygamberlerin söyleye geldikleri sözü hiç unutma! Utanmadıktan sonra dilediğini yap! Seni hayasızlığa itecek her türlü tehlikeden uzak dur.

* Erkek isen kadından; kadın isen erkekten utan, senin istediklerin değil senden istenilenler seni yakar. Çünkü zina sahibini yeryüzündeki bütün iffetlilerden ayrı koyar.

* Yalan hayatına hiç uğramasın, o günahını bile sana ödül olarak sunar, hiç bir kötülük yalan kadar uzun süreli değildir. Bazı yalanlar sahibi öldüğünde dahi yaşar.

* Sendeki hiç bir eksiklik başkalarının fazlalığının eksilttiği değildir, senin arttıramadığındır. İşte bu yüzden Haset etme ve mukayeseli yaşama, kendin ol yeter.

* Çalma!  Hatta kendi sermayenden sakın çalma! Kulluk vazifeni, dünya telaşeni, bedeni istihkakını birbiriyle karıştırma. Senin olmayan her şey kul hakkıdır, bu hakka girme!

* Bükemeyeceğin eli öpmek zorunda kalmak istemiyorsan bükemeyeceğin o eli sıkma. Yenişemeyeceğin pehlivanla güreşme. Bilmediğin konu hakkında kimseyle tartışma ve fikirlerini bilgiymiş gibi aktarma. Ve herzaman senden daha iyilerin olduğunu unutma. Hak bir davada ise kazanma ihtimalin yok ise dahi savaşmaktan vazgeçme.

* Nefsini arkadaşına, arkadaşını dostuna, dostunu akrabana, akrabanı yakın komşuna, yakın komşunu da ailene tercih etme. Ailenle de sırasıyla onları gözet. Nefsini şeytan, şeytanı nefsin bil bunları kendine en yakın düşman bil, bunları bilir kendini muhafaza edersen bu düşmanlarını kullanır cennete gidersin, onlar seni kullanırsa işte o zaman onlarla birlikte cehenneme gidersin.

* Dünden alacaklı, bu günle ortak, yarından borçlu ol ki ziyanda olmayasın.

* Ekonomi insanları sayısal verilerle meşgul ederken onlara bereket kavramını unutturur. Bu hataya düşme! İktisada rağmen bütçede tutar dengesizliği var ise bereketi önemse ondan mahrum olma. İktisatta iki kere iki dört eder bereket ile kaç edeceğini birtek rızkın vericisi Rezzak olan Allah bilir. Rızkın Allah’tan geldiğini ve senin çabana bağlandığını unutma ki tembelliğe düşmeyesin.

* İşin seni sen de işini temsil edersin. Sen hem seçtiğin mesleğinle  hem de mesleğini nasıl yaptığınla kendini ifade edersin.

* İlim amelle faydaya dönüşür sahibini âlim eder, amelsiz ilim sahibi ise Allah’ın tarifiyle kitap yüklü eşeğe dönüşür. Allahtan sürekli bilgini ve anlayışını arttırması için duada bulun.(H.Ş.)

* Dava sahibi olmak için önce ilim sahibi olmak gerek, bilgisiz insan en önemli davayı bile, ilk zahmette heba eder.

* Devleti de aileyi de ayakta tutan adalet duygusunun vicdandaki tesisi ve uygulayıcısının tesiridir.

* Arkadaşlık karşılıklıdır, dostluk fedakârlık ister, akrabalık ise koşulsuz şartsız bağlılık ve sadakat ister. Allah (C.C.) ile ilişkinin kesilmesini istemiyorsan akrabanla ilişkini kesme.

* En güzel lisan ana lisanıdır. Daha güzeli ise Kur’an lisanıdır. En güzel söz kısa, öz, sade ve fayda sağlayandır, daha faydalı olanı ise her iki dünya için olanı Allah Kelamıdır.

* Ölüm, en kıymetli nasihattir ders çıkartabilene, mezarlıklardan ayrılış en iyi fırsattır hala sağ olanlara.

* Bir şeyi çok istemekle hayırlısını istemek, değişmeyen sonuca nasıl gittiğin açısından önemlidir. Vardığın menzil,  ya kibrin enayiyesindir ya da tevazuunun şükrüdür.

* Evlatların senin olmasını istediğin gibi değil, Kader ölçeğinde senin olduğun gibi olacaklardır. Kendini her konuda evlatların için hazırla, unutma ki onların ilk öğretmeni sen olacaksın.

*Namaz ile zekat ve oruç ile iffet kardeştir, bütün kardeşlerin babası İman, anası amel, ailesi İslamdır.

* Herşey vaktiyle güzeldir ve anlamlıdır. En iyi zaman yönetimi vaktinde yapılan eylemdir.

* Ticarette ve çok lüzumlu görmediğin iş ve durumlarda yemin etme. Çünkü Müslümanlar yemini Allah (C.C.) adına eder. Yeminde Allah’ı şahit kıldığını unutma.

* Bir konuda anlaşmazlığa düşersen, mesele işin içinden çıkılmaz bir hal alırsa kayıpların büyüklüğüne zarar edenin küçüklüğüne bakmaksızın uzlaşı sağlamanın en önemli adımı herkesten taviz almaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki mutlak eşitlik adalet değildir.

* Hasta ziyaretlerini kendine ganimet bil. Hasta duası, mazlum ve yetim duası almaya çalış, bunların ah ettiklerinden olma.

* Zenginliği; cömertlerden olmak ve zekat veren olmak için iste, yoksa unutma ki fakirler zenginlerden çok önce cennete girecekler. Peygamber Efendimizin (sav) uyardığı gibi; varislerin malını kendi malından çok sevme. Kendi malın sağlığında kendi elinle Allah rızası için verdiklerin yani ahirete kendinden önce gönderdiklerin, varislerin malı ise geride bıraktıkların.

* Bir memlekette korku var ise zulüm vardır, güven var ise kadı vardır. Kadı var ise bilinki o ülkede adil bir devlet başkanı vardır.

İnsanlar kendi içindeki zalimleri salt kendilerinden diye cezalandırmazlarsa kendilerinin kökünü kurutacak başka bir zalimi beklesinler. Zulüm ancak kendi zalimini doğurur, o mazlumun ahından daha büyük zulüm olmayacak zalimlere. Zalimin sermayesi zulümdür, evlatlarına da ancak zulümü miras bırakırlar. Mazlumun vasiyeti ahıdır.

* Aldatılan her insan kaybedilen bir vicdandır. Vicdan mermi insan şarjör, mermisi biten şarjör misali o kadar çok boş insan var ki durum gerçekten ağır.

* Mümin in tarttığı kâfirin terazisinde bile doğru çıkmalıdır. Doğruluk adalete götürür, Adalet doğruluğu tesis eder.

* Bir toplumun ahlakını ve karakterini merak ediyorsan üç kuşakta çıkartmış olduğu liderlere bakacaksın.

* Bir ülke insanın bütün farklılıklarını zıtlık olarak okuyan bir devletin dayattığı toplumdan yüz sene de geçse bir millet oluşturamazsınız.

* İnsan topraktan ucuz olmuş ise toprağa çok kişi gömülür. Sakın bu insanlara şehit bu topraklara da vatan demeyin. Bu toprağı insana tercihin kılıfıdır. Allah’ın verdiği hürriyeti üzerine basamayacağınız toprağa kurban etmeyin.

* Dünyalık için iki önemli misal; Hz. Nuh bin yılı aşkın bir ömrü kamıştan bir kulübede geçirmiştir. Kendisine çok uzun ömürlü olduğu için sorulmuş: Dünyayı nasıl buldun diye, cevabı çok manidar; “Dünyayı iki kapılı bir ev gibi buldum. Bir kapısından  girdim diğer kapısından çıktım” demiş. Selahaddin Eyyubi; kendisine Dımaşkta güzel bir ev yaptırılmış, bir gün orayı görmeye gittiğinde kendisinin şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Biz bu mekânda sonsuza kadar oturacak değiliz, bu ev ölümün farkında olan bir insanın oturacağı ev değil. Biz bu dünyada, sadece yüce Allah’ın dinine hizmet etmek için bir yerde oturuyoruz” demiştir. İki meseleden de şunu da anlamak lazım, Sahip olduğun şeyler ne kadar çok artarsa ölümden korkun da o derece artar.

* Unutma! Sözün karşısındakine tesiri, dilin vücuttaki ağırlığı kadardır. Topluma ve sevdiklerine Örnek ol! Model ol! Hal ile ol! O zaman sözden de faydalanırsın.

* Yaşadığın sürece başına ne gelirse Elhamdülillah de son sözün ElhamdülillahiRabbülalemin olsun.